Bitlis

Şehrin her tepesinden ziyaretçilerini selamlayan ayrı ayrı meşhur kaleleri, güneşe çok yakın görkemli dağları ve bir çok tarihi yapıları, Nemrut’a, Van Gölüne ortaklığı ile Bitlis şehri sizleri bekliyor.

Seyahat etmek, yeni yerler ve mekânlar keşfetmek her zaman en büyük aktivitem olmuştur. Özellikle de söz konusu muhteşem güzellikleri barındıran Türkiye gibi cennet bir ülke ise ömür yetmez gezmeye. Bu sefer seyahat etme tutkumu Bitlis şehrine doğru odaklıyorum. Birçok yönden merak ettiğim şehirler arasındaydı burası. Tarihe olan düşkünlüğümden dolayı da en çok tarihi dokusu merak uyandırıyor ben de. Bir fırsat bulup Bitlis Uçak Bileti alarak rotamı çevirdim yeni yerler ve mekânlar keşfetmeye…

Bitlis Gezilecek Yerler

Bitlis Ahvat Çifte KümbetlerŞehrin girişinde görkemli dağlar karşılıyor bizi. Zaten Doğu Anadolu’nun tamamı dağlık bir bölge olduğundan çok da şaşırmadım bu duruma. Fakat bu bölgenin farklı bir havası ve ambiyansı olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Şehrin girişinde daha birçok tarihi yapı ve anıtlar görüyorum. Fakat ne yazık ki için bu yapıların isimlerini ve tarihlerini bilmiyorum. Bir sonraki Bitlis gezimde şehri köşe bucak gezerek yıllanan en ufak taşı bile araştıracağım. Ve bu tarih tutkum bir gün beni yollarda öldürecek…

Merkeze geldiğimizde gözüme ilk çarpan meşhur Bitlis Kalesi oldu. Bir tepeden selamlıyor tüm şehri bu görkemli ve bir o kadar da yaşlı olan kale. Daha sonra uğramayı düşünsem de ayaklarım beynime karşı çıkıp kalenin yolunu tuttu bile çoktan. Büyük İskender emriyle yapılmış olan bu kalenin içi toprak dolu olduğundan ne yazık ki gezemedim. Fakat buradan manzara bir harika!

Van Gölü denilince pek tabii hepimiz aklına Van geliyor. Fakat gölün neredeyse yarısı Bitlis’teymiş burada öğrenmiş oldum. Bu arada halk Van Gölü değil de Van denizi diyor burada. Hak da vermek lazım alabildiğine uzanan bir derya denizden bile görkemli!

Bitlis Büryan KebabıVan Gölü kenarında Adilcevaz Kalesi bulunuyor. Ne çok kale varmış Bitlis’te diyor insan kendi kendine. Ayrıca bu kalelere ek olarak gezdiğim Tatvan ilçesindeki Tatvan Kalesi de bir hayli güzel. Kalelere ek olarak camiiler, hanlar, kümbetler ve hamamlar da Bitlis’in tarihi yapısını oluşturan yapıtlar arasında. Ben bunlardan; Ulu Camii, Kızıl Camii, Emir Bayındır Kümbeti ve İhlasiye Medresesi’ni gezdim. Ayrıca yol üzerinde görüp de uğradığım birçok yapıt da tarih birikimime katkıda bulundu diyebilirim.

Ne Yenir, Ne Alınır

Tarihe olan açlığım, yemeklere olan açlığımı unutmama sebep olsa da bir süre sonra karnımın guruldamaya başladığını fark ettim. Bitlis Büryan kebabı, bu kentin meşhur yemeğiymiş. Tatmadan olmaz diyerek uygun bir kebapçıda bu lezzeti indirdim mideye hemen. Oğlak etinden yapılan bu kebabın tadı dillere destan! Bu şekilde de oğlak etini ilk defa tatmış oldum.

Yemek faslı bittikten sonra Nemrut Dağı’na doğru yol aldım. Bizim aklımıza Nemrut denilince hep Adıyaman ve güneşin doğuşu geliyor. Oysaki Bitlis’te de onu aratmayacak kadar güzel olan bir Nemrut varmış. Bu dağı görür görmez büyülendiğimi söylemeden edemeyeceğim. Fazlasıyla puslu ve gizemli duruşu ile oldukça ilgi çekiyor. Volkanik bir dağ olduğunu yukarıdaki krater gölünü görünce öğrendim. Türkiye’nin en büyük; dünyanın ise 2. büyük krater gölüymüş Nemrut.

Bitlis Yol Haritası

İzmir’den bu tarihi şehri görmek için can atıyorduk. Bitlis Ucuz Uçak Bileti şeklinde aramalar gerçekleştirdiğimizde, burada havaalanı olmadığını öğrendik. Biz ilk olarak Van’a uçtuk, ardından 2 saat yolculuk yaparak Bitlis’e geldik. Uzak şehirlerden gelmeyi düşünenler havayolunu tercih edebilir, karayolunu kullanarak da rahatlıkla gelebilirsiniz.

  • Bitlis Panoramik
    Bitlis 360 Panoramik
  • Bitlis Nerede?
    Bitlis için Konum
  • Bitlis Hakkında
    Bitlis Detaylı Bilgi
  • Bitlis Galeri
    Bitlis Fotoğrafları
  • Bitlis için Yorumlar
    Bitlis için Değerlendirmeler

Tarihçe

arihçiler Bitlis tarihini değişik zamanlardan başlatmaktadırlar. 5000 yıllık, 7000 yıllık tarih gibi. Gerçekte Bitlis tarihi Neolotik Çağ dediğimiz Yenitaş dönemine kadar uzanmaktadır. Bitlis ve yöresinin yazılı tarih öncesi oldukça karanlıktır. En önemli nedenleri yüzeydeki buluntuların az olması ve bugüne kadar gerçekçi bir arkeolojik çalışma yapılmamasıdır. Bitlis ili sınırları içerisinde bulunan Süphan ve Nemrut Dağı dağlarındaki obsidyen (doğal cam yatakları), doğrudan olmasa bile dolaylı olarak bu yöre tarihinin Neolitik dönemine kadar çıktığını göstermektedir. Obsidyen yataklarından elde edilen doğal camın yontucu, kesici, kazıyıcı olarak çevredeki yerleşim yerlerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Yine yapılan çalışmalar sonucunda o döneme ait ticaret yolu Van Gölü’nün doğusundan güneye (bugün ki Van ili sınırları içerisinde bulunan Kalkolitik – Maden Dönemi – yerleşme alanı olan Tilkitepe), batıda ise Diyarbakır il sınırlarına (Ergani yakınındaki çanak-çömleksiz bir Neolitik yerleşme yeri olan Çayönü) dek uzanmaktadır.

1891 yılı Osmanlı nüfus sayımına göre Bitlis’te yaşayan kişi sayısı 75.760 kişidir. Bunların çoğunluğu Türkmenler ve Kürtlerden oluşmaktadır (44.467 kişi). Bitlis’teki en önemli azınlık ise 30.445 kişilik nüfusları ile Ermenilerdir. Ermenilerin toplam nüfus içindeki payları belirtilen yıllarda %40’ı bulmaktadır.

Coğrafya

Bitlis geneli dağlar ve platolardan oluşmaktadır. Bu nedenle hayvancılığa daha elverişli bir kenttir.Karasal iklimi ise sert bir şekilde yaşadığından palmiye benzeri geniş yapraklı ağaçlar burada yetişemezler.

Dahası mı?
diğer konularımıza da gözatın.

Gerekli alanlar var
Lütfen Bekleyiniz...
Sizin için en uygun uçuşları hazırlıyoruz.
iOS Uçak Bileti